Osmanlı Tarihinden Sayfalar

II. Süleyman'ın Tahta Çıkışı | Osmanlı Tarihinden Sayfalar

23. Bölüm

Bozgun yıllarında Osmanlı'nın aldığı mağlubiyetlerin sebepleri...

Osmanlı tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olan "Felaket Yılları"nda tahta çıkan II. Süleyman ve II. Ahmet'in hazin hikayesi... Şimşirlik'te geçen 40 yıllık hapis hayatının ardından, Viyana bozgunuyla sarsılan, ekonomisi çökmüş ve dört bir yandan kuşatılmış bir imparatorluğu devralan iki kardeşin dramı ve devletin bekası için verilen mücadele.

Osmanlı İmparatorluğu, 1683 Viyana Kuşatması'ndaki başarısızlığın ardından tarihinin en zorlu virajlarından birine girdi. "Avcı" lakaplı IV. Mehmet'in tahttan indirilmesiyle başlayan süreç, ömürlerini Topkapı Sarayı'nın "Şimşirlik" (Kafes) denilen bölümünde hapis hayatıyla geçiren iki kardeşi, II. Süleyman ve II. Ahmet'i imparatorluğun başına geçirdi. İşte savaş, ekonomik kriz ve iç isyanların gölgesindeki o yılların analizi.

1. ŞİMŞİRLİK'TEN TAHTA

IV. Mehmet'in 1687'de asker tarafından tahttan indirilmesi üzerine, gözler 40 yıldır "Şimşirlik"te (Şehzadegan Dairesi) tutulan kardeşi Şehzade Süleyman'a çevrildi. Ancak 40 yıllık hapis hayatı, şehzade üzerinde derin psikolojik yaralar açmıştı.

Saray görevlileri kendisine padişah olduğunu müjdelemek için dairesine girdiğinde, II. Süleyman buna inanmadı ve cellatların geldiğini düşündü. Tarihe geçen şu sözleri sarf etti:

"İzalemiz emredildiyse söyleyin, iki rekat namaz kılayım. 40 yıldır her gün ölümü beklemektense bir kez ölmek yeğdir."

II. Süleyman, ancak kardeşi Ahmet'in tesellisi ve iknasıyla odasından çıkarak tahta oturdu. Tahta çıktığında dudaklarından dökülen "Alemi hercümerç (karışıklık) içinde buldum" sözü, dönemin özetidir.

2. İSTANBUL'DA KAOS

II. Süleyman tahta çıktığında İstanbul tam bir kaos halindeydi.

  • Cepheden dönen ve İstanbul'a yığılan binlerce asker, "Cülus Bahşişi" ve birikmiş maaşlarını istiyordu. Hazinenin boş olması nedeniyle İstanbul sokakları yağmalanmaya başlandı.

  • Zorba askerlerin dükkanları yağmalaması ve halka zulmetmesi üzerine esnaf ve halk, "Bu vilayet gavur memleketi değildir" diyerek ayaklandı.

  • Padişah, saray kapısına dayanan halkın desteğini arkasına alarak Sancak-ı Şerif'i çıkarttırdı. Bu hamleyle, zorba askerlere karşı halk ve sadık birlikler birleşti; İstanbul 4 aylık terörün ardından sükunete kavuştu.

3. FELAKET YILLARI

Viyana bozgunu sadece bir kuşatma başarısızlığı değil, "Kutsal İttifak"ın (Avusturya, Venedik, Lehistan, Rusya) Osmanlı'ya dört cepheden saldırmasının başlangıcıydı.

  • Budin'in Düşüşü (1686): 145 yıllık Osmanlı hakimiyetindeki Budin (Budapeşte), kahramanca savunmaya rağmen düştü. Son Budin Valisi Arnavut Abdurrahman Abdi Paşa, 70 yaşında ön saflarda şehit düştü.

  • Venedik İlerleyişi: Venedikliler, Girit'in intikamını almak için Mora Yarımadası'nı işgal etti. Osmanlı kalelerinde (Koron, Modon, Navarin) büyük kayıplar verildi.

4. EKONOMİK KRİZ

Savaşların mali yükü ve hazinenin boşalması, Osmanlı tarihinde ilk kez "Bakır Para" (Mangır) basılmasına neden oldu.

  • Devlet, bakır parayı gümüş akçe değerinde piyasaya sürdü ancak piyasa bunu kabul etmedi.

  • Bu durum yüksek enflasyona, karaborsaya ve kıtlığa yol açtı. Askerler bakır parayla maaş almayı reddetti, esnaf mal satmadı.

5. KÖPRÜLÜ FAZIL MUSTAFA PAŞA

Devletin çöküşe sürüklendiği bu dönemde II. Süleyman, Köprülü ailesinden Fazıl Mustafa Paşa'yı sadrazamlığa getirerek en doğru hamlesini yaptı.

  • Reformlar: Fazıl Mustafa Paşa, orduyu disipline etti, haksız yere maaş alanları ayıkladı, rüşveti engelledi ve baruthaneleri modernize etti.

  • Zaferler: Belgrad, Niş ve Semendire geri alındı. Tuna savunma hattı yeniden kuruldu.

  • Salankamen Bozgunu (1691): Bu toparlanma süreci, Salankamen Savaşı'nda Fazıl Mustafa Paşa'nın şehit düşmesiyle sekteye uğradı. Sadrazamın ölümü, ordunun dağılmasına ve kazanımların bir kısmının kaybına yol açtı.

6. II. AHMET DÖNEMİ

II. Süleyman'ın 4 yıllık saltanatının ardından vefat etmesiyle (1691), yerine kardeşi II. Ahmet geçti.

  • Ağabeyi gibi uzun yıllar hapis hayatı yaşayan II. Ahmet, sanatkar ruhlu (hattat) ve iyi niyetli bir padişahtı ancak devlet işlerinde tecrübesizdi.

  • Döneminde İstanbul yangınları büyük hasara yol açtı.

  • Viyana bozgun yıllarını sona erdiremeden, 1695 yılında ödem (istiska) hastalığından vefat etti.

Neden Felaket Yılları? 1683-1699 yılları arasında Osmanlı ordusu, 16 yıl boyunca aralıksız olarak dönemin dört büyük süper gücüne (Avusturya, Rusya, Venedik, Lehistan) karşı savaştı. Bu süreçte 15 büyük meydan muharebesi yapıldı ve bunların 12'si kaybedildi. Ancak tarihçilere göre, bir devletin bu kadar uzun süre dört büyük devlete karşı direnebilmesi bile Osmanlı'nın askeri potansiyelinin hala ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir.

II. Süleyman ve II. Ahmet, "Kafes"ten çıkıp imparatorluğun en karanlık günlerinde tahta geçen iki "kadersiz" padişah olarak tarihe geçti. Yönetimleri sırasında devlet yıkılmadı ancak büyük toprak kayıpları ve Karlofça Antlaşması'na giden süreç hızlandı. Onların dönemi, Osmanlı'nın Avrupa karşısında savunmaya çekildiği ve diplomasinin önem kazandığı yeni bir çağın habercisi oldu.

Daha Fazla Göster
CANLI YAYINA MESAJ GÖNDER