Vaktin Nakdi

Estetik ve Ahlak Arasındaki İlişki | Vaktin Nakdi

Estetik ve Ahlak Arasındaki İlişki | Vaktin Nakdi

62. Bölüm

Varlık aleminde "estetik" ne anlama gelir?

Vaktin Nakdi programının bu haftaki bölümünde, değerli sanatçı ve mutasavvıf Ahmet Özhan, modern insanın anlam dünyasında dar kalıplara sıkışan estetik, ahlak ve teslimiyet kavramlarını derinlemesine ele aldı. Özhan, estetiğin sadece görsel bir form değil, bir "hukuk meselesi" olduğunu vurgularken; teslimiyetin ise sanılanın aksine en büyük özgürlük olduğunu ifade etti.

"Estetik, Varlığın Yerli Yerinde Olmasıdır"

Programda estetik ve ahlak arasındaki kopmaz bağı anlatan Ahmet Özhan, estetiğin temelinin "hukuk" (hakların iadesi) olduğunu belirtti. Özhan, bir nesnenin veya iletişimin estetik olabilmesi için o varlığın fıtratına ve haklarına riayet edilmesi gerektiğini söyledi:

"Varlık aleminde estetiksiz hiçbir şey yoktur. Estetik, her şeyin yerli yerinde olmasıdır. Bir çiçeğin hukukuna riayet ederseniz (suyunu, güneşini verirseniz) o çiçek estetik bir şekilde açar. Eğer hukuka riayet edilmezse kaos ve çirkinlik ortaya çıkar. Bu yüzden hukuk olmayan yerde ahlak da estetik de tecelli etmez."

"Varlık Bir Mecazdır, Asıl Olan Anlamdır"

Özhan, insanın fiziksel varlığının ve dünyadaki tüm nesnelerin birer "mecaz" (görünme yeri) olduğunu hatırlattı. Ölümün bir yok oluş değil, formun çözülerek aslın (anlamın) devam etmesi olduğunu belirten sanatçı, "Önemli olan Mustafa'nın bedeni değil, o bedenden açığa çıkan nezaket, bilgi ve karakterin damakta bıraktığı tattır," diyerek içsel güzelliğin önemine dikkat çekti.

"Teslimiyet Esaret Değil, En Büyük Hürriyettir"

Modern insanın "teslimiyet" kavramını kölelik veya kısıtlanmışlık olarak algılamasını eleştiren Özhan, gerçek hürriyetin ancak yaratılış amacına teslim olmakla mümkün olduğunu savundu:

"İslam, teslim olmaktır. Ama bu elin kolun bağlanması değil, aksine nefsin esaretinden kurtulup elin kolun çözülmesidir. Nefis size istediğini yaptırdığında köle olursunuz; ancak sizi Yaratanın rehberliğine teslim olduğunuzda yanılgılardan ve korkulardan kurtulur, hür olursunuz. Hürriyetim, teslimiyetimdir."

Zekat ve Sosyal Adalet

Programın sonunda mülkiyet ve paylaşım konularına da değinen Özhan, zekatın bir anlamda "sermayeyi saklayan nefse kesilen bir ceza" olduğunu ifade etti. Eğer dünyada sermaye saklanmayıp "Karz-ı Hasen" (güzel borç) mantığıyla sürekli paylaşılsa ve döngüde tutulsaydı, zekata ihtiyaç duyacak bir fakirliğin kalmayacağını belirtti.

Ahmet Özhan, İslam'ı sadece bir "din" kategorisinde değil, "eşyayla ve evrenle tam bir entegrasyon biçimi" olarak tanımlayarak konuşmasını sonlandırdı.

Daha Fazla Göster

Ses seviyesi

Cihazınızın yan tarafındaki ses tuşlarından ayarlayabilirsiniz.

Yayını başlatın

Yayını sürdürmek için aşağıdaki ▶ oynat tuşuna dokunun.